
Dönüş yolunda arabada otururken birbirimize aynı şeyi söyledik durduk: “şunu bilseydik bambaşka planlardık.” Safranbolu küçük bir yer gibi görünüyor ama içine girince fark ediyorsunuz, aslında her köşesi zaman istiyor. Biz de ilk gidişimizde acele ettik, bazı şeyleri atladık, bazılarını da yanlış saatte yaptık.
Bu yazıda Safranbolu’ya ilk kez gidecekler için keşke daha önce bilseydik dediğimiz şeyleri topladık. Bir kısmı küçük zamanlama hataları, bir kısmı ise “bunu nasıl atladık” dedirten gerçek pişmanlıklar.
Hiçbiri büyük bir felaket değil, hepsi telafi edilebilir şeyler — ama bir kerelik bir gezi yapıyorsanız, bizim atladığımız noktaları bile bile yaşamanıza gerek yok.
Safranbolu’da Keşke Daha Önce Bilseydik Dediğimiz 7 Şey
Sıralama önem derecesine göre değil, aklımıza geliş sırasına göre. Bazıları çarşıyla ilgili, bazıları biraz daha şehir dışına, bazıları da zamanlamayla ilgili.
Safranbolu’ya ilk kez gidecekler genellikle zamanı yanlış planlıyor. Çarşı, Yörük Köyü ve Tokatlı Kanyonu arasında doğru rota kurulmadığında günün önemli kısmı yolda veya kalabalıkta geçebiliyor. Biz de dört kişilik bir grup olarak gittik ve tam olarak bu yüzden zamanı iyi kullanamadık.
İlk gün otelden çıkıp doğruca çarşıya yöneldik, saat tam öğleydi. Mayıs ayında hafta sonuna gelen bir tatil olduğu için çarşı beklediğimizden çok daha kalabalıktı, dar sokaklar turist kalabalığıyla dolmuş, fotoğraf çekmek bile zorlaşmıştı. Dükkânlara girip çıkmak da bir hayli sıkışık geçti, kimse rahat bakamıyordu raflara.
Ertesi sabah aynı sokaklardan geçtik, tamamen farklı bir yer gibiydi. Esnaf daha sakin, ışık daha güzel, yürümek bile başka türlü keyifli.
Hatta bazı dükkân sahipleri sabah saatlerinde işlerine daha çok vakit ayırabiliyor, lokum kesimi ya da bakır işleme gibi süreçleri o saatlerde görmek mümkün oluyor. Öğlen kalabalığında bu detaylar gözden tamamen kaçıyor.
İlk planımızda Yörük Köyü yoktu açıkçası, “vaktimiz olursa gideriz” demiştik. Vaktimiz olmadı, gidemedik. Sonradan gördüğümüz fotoğraflarda köyün dokusunu, taş evlerini görünce gerçekten içimize oturdu.
Safranbolu’nun konaklarını gördükten sonra Yörük Köyü’ne gitmek aslında bütünü tamamlıyor — biri kasaba hayatını, diğeri köy hayatını gösteriyor.
Biz gidemedikten sonra Yörük Köyü’nü gezen birkaç kişinin anlattıkları da kararımızın yanlış olduğunu gösterdi.
“Dönüş günü alırız” dedik, son gün de telaşa geldi, bavul toplama, otelden çıkış, yola çıkma derken çarşıya uğramaya vakit zor bulduk. Aceleyle girdiğimiz dükkânda da pek seçim yapamadık, eldeki ilk kutuyu kaptık.
Hâlbuki ilk gün rahatça gezip karşılaştırma yapabilseydik, hem fiyat hem çeşit açısından çok daha iyi bir seçim yapabilirdik.
Cam Teras’ı öğleden sonra ziyaret ettik, güneş tam karşıdan vuruyordu ve manzara fotoğraflarının yarısı ışık yüzünden kullanılamaz çıktı. Kalabalık da öyle bir saatte tepedeydi, sırada bekleyerek geçen zaman bile oldu.
İlk planımızda Safranbolu’ya bir günlüğüne gidip akşam başka bir şehre geçecektik. Çarşıyı gezdik, birkaç konak gördük ve daha şehrin yarısını bile dolaşmadan saatler bitti. Saat 4’e geldiğinde hâlâ görmek istediğimiz yerlerin yarısına ulaşamamıştık. O zaman bir günün yetmeyeceğini anladık.
Tokatlı Kanyonu, Cam Teras ve İncekaya Su Kemeri üçü de şehir merkezinin biraz dışında ve aralarında geçiş süresi var. Bir günlük programa bunların hepsini sıkıştırmaya çalışmak, hiçbirinde yeterince vakit geçirememek demek oluyor.
Tek günlük programda sürekli saate bakıp “bir sonraki yere geçmeliyiz” diye acele etmek, gezinin tadını da kaçırıyor. Yavaş gezmek burada daha çok şey görmenizi sağlıyor, hızlı gezmek değil.
| Tavsiye | Neden |
|---|---|
| Sabah çarşıya gidin | Kalabalık daha az |
| En az 1 gece kalın | Akşam atmosferini görün |
| Yörük Köyü’nü ekleyin | Köy dokusunu kaçırmayın |
| Lokumu ilk gün alın | Son gün telaş yaşamayın |
| İkinci güne doğa rotası ayırın | Tokatlı Kanyonu, Cam Teras ve İncekaya’yı rahat gezin |
Ana caddeyi takip edip “Safranbolu’yu gördük” demiştik ilk turda. Sonra bir köşeyi merak edip girdiğimiz ara sokakta, hiç kimsenin olmadığı, kedilerin güneşlendiği, kapı önünde oturan bir teyzenin selam verdiği bambaşka bir Safranbolu bulduk.
En güzel fotoğraflarımızın çoğunu ana caddede değil, yanlışlıkla girdiğimiz sokaklarda çektik.
İlk gidişimizde akşam yemeğini erken bitirip otele çekildik. Çarşıya yürüme mesafesinde bir konakta kaldığımız için tek yapmamız gereken dışarı çıkmaktı, ama yorgunluk bastırınca o adımı atmadık. Sonraki gidişimizde akşam çarşıya bir kez daha indik ve sokak lambalarının altında, gündüzün hiç fark etmediğimiz bir sessizlikle karşılaştık. Konakların cephe ışıkları, boş sokaklar, uzaktan gelen bir ezan sesi — gündüzden bambaşka bir hava.
O akşam neredeyse hiç fotoğraf çekmedik, sadece yürüdük.
Bonus: Safranbolu’da Piknik
Listeye eklemeden geçemedik. İlk gidişimizde aklımıza piknik hiç gelmemişti, oysa Tokatlı Kanyonu çevresinde ve şehir dışına açılan vadilerde piknik yapmaya uygun gölgelik alanlar var. İkinci gidişimizde küçük bir örtü, biraz peynir-ekmek ve termosla oturduğumuz bir nokta, gün içindeki en sakin anımız oldu.
Çarşıdaki yoğunluktan sonra böyle bir ara vermek, geziye bambaşka bir tempo katıyor. Özellikle çocuklu aileler için de iyi bir nefes alma noktası.
Safranbolu Gezerken Dikkat Edilmesi Gerekenler: Bir Sonraki Gidişimizde Değişecek Olanlar
Bu listeyi yazarken aslında bir sonraki gidişimiz için de küçük bir plan çıkardık. Çarşıyı sabah erkenden gezip, öğleden sonrayı Yörük Köyü’ne ayırmak, akşamı da tekrar çarşıya inip kapanışı görmek istiyoruz. Tek gün yetmeyeceğini artık biliyoruz, bu yüzden en az iki gece kalmayı düşünüyoruz.
Safranbolu Belediyesi’nin resmi internet sitesinde güncel etkinlik takvimi de yer alıyor, gitmeden önce bir göz atmak özellikle hafta sonu ziyaretlerinde işe yarayabiliyor.
Bugün tekrar gitsek programımızı tamamen farklı yapardık. Belki siz bu listeyi okuyup bizim yaptığımız hataları tekrarlamazsınız, belki de kendi “keşke”lerinizi bulursunuz — ikisi de gayet normal.
Sıkça Sorulan Sorular
En az 1 gece, ideal olarak 2 gece kalmak öneriliyor. Tek günde çarşı ve konaklar görülebilir ama Yörük Köyü ve Tokatlı Kanyonu gibi yerler için ek zaman gerekiyor.
Sabah 9-11 arası, özellikle hafta içi günlerde çarşı en sakin halinde oluyor. Öğle saatleri ve hafta sonları kalabalık artıyor.
Gün batımına yakın saatler, hem ışık hem kalabalık açısından daha iyi bir deneyim sunuyor. Öğleden sonra erken saatlerde güneş açısı fotoğraf çekimini zorlaştırabiliyor.
Safranbolu merkezine yakın bir konumda, yarım gün içinde gidip dönülebiliyor. Sabah erken çıkıp öğleden sonra çarşıya geri dönmek mümkün.
Tokatlı Kanyonu çevresi ve şehir dışına açılan vadilerde gölgelik piknik alanları bulunuyor. Çöp kutusu her zaman olmadığı için çöpleri geri taşımak öneriliyor.

10 yılı aşkın süredir Safranbolu’da yaşayan Emre Karahan, bölgenin tarihi dokusunu ve kültürel mirasını bizzat yerinde deneyimleyen bir yerel uzmandır. Son 5 yıldır profesyonel olarak turizm üzerine blog içerikleri üreten Karahan, Safranbolu360.com çatısı altında gezilecek yerler, yerel sırlar ve seyahat ipuçları hazırlayarak ziyaretçilerin bölgeyi bir yerel gibi keşfetmelerine rehberlik etmektedir.
safranbolu360